Parola 61
Pazar, 13 Eylül 2009
stanbul’u etkisi altına alan şiddetli yağış bugün de devam etti. Olimpiyat Stadında Karadeniz Fırtınasıyla beraber gelen gol yağmuru vardı. 6-1 bütün Trabzonsporluların rüyasını süsleyen skordur. 61 sevdası sınır tanımıyor. 61. dakika şovu en az Avni Aker’deki kadar güzeldi. Sel felaketinin henüz vurduğu bir şehrin en ücra köşesinde; üstelik çok ters bir saatte oynatılan bu maçta Trabzonspor taraftarı yine takımı yalnız bırakmadı; Bize Her Yer Trabzon sloganlarıyla Olimpiyat’ı inlettiler.

        

Gol orucunu iftara saatler  kala; kasıtlı ve mükemmel gollerle bozan Gökhan Ünal ve Umut Bulut’un da yine 61 gün kefaret orucu tutması gerekecek.. 

          Bu maçın ardından konuşulacak ilk şey şüphesiz Egemen’in performansı. Trabzonsporlular onu haklı olarak Süpermen olarak adlandırıyor;  zira attığı ilk golde sadece göğsünde bir “S” harfi eksikti. İlk goldeki uçuşunu bir yana koyalım; Egemen bugün attığı gollerle takımını rahatlatan ve galibiyeti getiren isim oldu. Sadece  3 puanı kurtaran isim olmadı; Trabzonspor’da ipin ucuna gelen birkaç ismin de kurtarıcısı oldu. Trabzon kazanında türlü türlü senaryolar çoktan hazırlanmıştı. Olası bir İ.B.B. mağlubiyetinin ardından yapılacak yeni iş atamalarını konuşuyordu herkes; ancak Egemen şimdilik bu söylentileri rafa kaldırarak; hocasına ve yardımcılarına kredi kazandırdı.

          Hugo bu maçta sistem değişikliğine gitti; 4-4-2 ye döndü ve Umut ile Gökhan’a aynı anda şans verdi. Deplasmanda 6 gol atarak galip gelmesini bu hamlesine ya da Trabzonspor’un çok iyi olmasına yorarsa; haftaya Avni Aker’de göz yaşları sel olur; alır gider; benden söylemesi..

          Tıpkı Sivasspor maçında olduğu gibi; bu maçta alınan iyi skor bizi yanıltır. Bu maç bu kadar rahat geçildiyse; erken dakikada gelen sürpriz goller sayesindedir. Düşünün ilk yarı golsüz geçilseydi, Trabzonspor’u ne tür sıkıntılar bekleyecekti. 

           Daha ilk yarıda 4 fark olmuş; ama Trabzonspor hala gergin, ayağa pas yapamıyor, oyunun hakimi değil, keyif vermiyor.  Tayfun eliyle bile arkadaşına kazandıramıyor topu; kaldı ki ayağıyla kazandırmasını bekleyeceğiz. Trabzonspor sağ bek sorununa mutlaka çözüm bulmalı. Sağ lastiği patlak bir Ferrari gibi gidiyor Trabzonspor.

           Umut maç içinde birkaç olumlu hareketiyle beni umutlandırdı. Topa bastı, ters tarafa sürüp, şutlar çekti. Özellikle attığı ikinci gol çok klastı. Ömrünün bir deminde futbol oynamış olanlar bilirler..

           Ceyhun son 15 dakikada oyuna girmesine rağmen yine klasını gösterdi; füzesi direkte patladı. Ceyhun daha fazla şans bulmalı; gelişimi hızlandırılmalı ve takımın vazgeçilmezi olmalı. Onca yatırım yapılan gençler kulübede kazanılmıyor.

           Ferhat ve Gabriç de göze batan isimlerdi. Trabzonspor’un solmaya yüz tutan sol tarafı da bu yeni iki isimle can buldu gibi. İkisi de çok  ama çok genç.  

           Gençleri ve tecrübelileri harmanlayarak; her birine yeteri kadar şans verip gelişimlerini sağlamak ve aynı zamanda sahada avantajlı skorlar alıp takımı zirveye oynatabilecek bir hoca lazım. Bu hoca Hugo mudur; şimdiden kestirmek mümkün değil. Ama o gün çok da uzak da değil.

           İ.B.B. maçı skor olarak memnun edici olsa da; sergilenen oyun Trabzonspor’un hedefleri ile bağdaşmamakta bence. Harcanan paralar; emek ve bu destek; çok daha iyi bir Trabzonspor gerektiriyor. Ne öldüren, ne güldüren Trabzonspor değil; ya susturan, ya kan kusturan Trabzonspor bekliyor milyonlar.

            Avrupa trenini erken kaçıran Trabzonspor; Süper Lig’de yarışı son ana kadar kovalamak zorundaysa; hem futbolcular, hem teknik ekip, hem yönetim; hem de taraftar kendine çeki düzen vermeli..

 

Kulübe Destek


Yazarlarımız