| Tecrübe tecrübe tecrübe.. |
| Cumartesi, 19 Aralık 2009 | |
|
İki büyük yaratmak istiyorlar; BJK’yi saf dışı bırakmaya çalışıyorlar söylemleri çok uzak değil. Şampiyonlukta payı var mıdır onu bilemem; ama lig 6.’sı iken Beşiktaş’ın önündeki takımları geçip şampiyonluk yarışına ortak olma şansının kalmadığı söylemleri yankılanıyordu medyada, ben de farklı düşünmüyordum. Hatta Beşiktaşlılar bile umudunu tüketmişti esasında. Ama BJK sezonu çifte kupayla kapatmasını bildi. Bütün Beşiktaşlıları tebrik ediyorum. Haklı bir sevinç içerisindeler.
Sezon başında İbrahimler arasında yaşanan yumruklaşma sonucu bu ikilinin kadro dışı kalması da, daha sonra affedilmesi de çok tartışılmıştı. Başarısızlıklar, mağlubiyetler buna bağlanmıştı; başarı neye bağlanmalı diye sorarsanız bunun cevabı Yıldırım Demirören sözlerinde: “Hayatım boyunca yaptığım en anlamlı iş takımı Mustafa Denizli’ye teslim etmek oldu.” Kurt hocanın ise hayatı boyunca yaptığı en anlamlı iş ise Yusuf ve Ernst transferi olmuştur kanımca. Bu sene şampiyon Tecrübe.. İki kaptanı kavga edince kaptanlıktan olmuşlardı, bu akşam Mustafa Denizli çok güzel bir jest ile Şampiyonluk maçında kaptanlık bandını İbrahim Üzülmez’e taktı. Beni bile duygulandırdı bu jest; tebrikler Denizli. Güzel şeyler bunlar.. Güzel de mesaj oldu. Haftalardır söylediğimiz gibi, Trabzonspor’da şayet tecrübeli bir teknik adamı yetiştirebilseydi Fenerbahçe maçından, çok rahat bir galibiyetle 3 puan çıkarır ve Şampiyon Liginin yolunu tutabilirdi. Dahası geçen hafta Beşiktaş, Galatasaray maçında puan kaybetseydi, ki çok da sürpriz olmazdı, Trabzonspor bu maç ile avucuna düşen şampiyonluğu kaçırmış olacaktı. Ama sezon başı konulan hedef Avrupa Kupalarıydı, amaca ulaşılmıştır. “Hedefimiz Avrupa Kupalarıdır, ama Şampiyon olursak da elimizin tersiyle itmeyiz” denmişti ancak neredeyse elinin tersiyle itmiş olacaktı yönetim. Şampiyonlar Liginin önemini kavrayabilmiş olsalardı Trabzonsporlu futbolcular; bu maçta Fenerbahçe’den istediğini alırdı. Ahmet Özen ise Barış, Isaac ve Ceyhun’u oyuna sokarak gençlere önem verdiğini gösterdi ama sezonun son maçında, o güne kadar toplamda 90 dakikadan fazla oynamamış, maç tecrübesi olmayan oyunculardı, ve maç eksikliğinden kaynaklanan hatalar yaptılar, fırsatları kaçırdılar. Hazır bir Isaac, Barış, Ceyhun yoktu, bu Ersun Yanal’ın tek değil ama en büyük hatasıydı; Şampiyonlar Ligine mal oldu. Son dakikalarda yüklenmen gerekeceği bariz belliyken, orta sahayı Hüseyin ve Ceyhun’a bırakmak, Selçuk ve Gökhan’ı oyundan almak; muhtemel bir son dakika golünü de engellemiş olmaktı. Her şeye rağmen, yeni kurulmuş bir takım için, son haftaya kadar şampiyonluk yarışının içinde olmak başarıdır. Seneye birkaç takviye ile Trabzonspor daha iddialı bir takım olacak ve ligimize renk katmaya devam edecektir diye umuyorum. Ligi ikinci bitiren Sivasspor’u ise ayrıca tebrik etmek gerekir. Şampiyon ve küme düşen takım aslında az çok belliydi; bu hafta Şampiyonlar Ligine gidecek takımın belirlenmesi adına önemliydi; ve bu takım kaybetmesine rağmen Sivasspor oldu. Bir Anadolu takımının bu başarıyı yakalamış olması Türk Futbolunun gelişmesini umut eden futbolseverleri mutlu edecektir. Başarılar sadece saha sonuçlarıyla kalmamalı, bütün şehir zihniyetini değiştirip, takımını desteklemeli, yönetenler, teknik ekip ve futbolcular söylemlerine dikkat etmelidir. Dilerim kaliteli oyuncuları ellerinde tutarlar, daha kaliteli oyuncular transfer ederler ve ülkemizi Şampiyonlar Liginde en iyi şekilde temsil ederler. Ligin büyük bir kısmını lider götüren Sivasspor son 5 haftaya lider girmesine rağmen bu sezon da şampiyon olamadı. 5 hafta önce Sivasspor ve Beşiktaş kalan maçlardan maximum 7 puan çıkartır demiştim. Beşiktaş’ın Galatasaray galibiyeti dışında beni şaşırtan bir şey olmadı; yoksa dediğim gibi şampiyon 68 puanda kalacaktı. Sivasspor’un zirve tecrübesi olmaması sebebiyle, şampiyonluk baskısı altında ezileceğini ve kayıplar vereceğini tahmin etmek zor değildi, öyle oldu. Bu baskıyı zaman zaman büyük takımlar bile kaldıramıyor. Ama Sivasspor bu zirve inadını uzun yıllara yayabilirse, Şampiyonluk Kupasını kaldırabilir. Geçen yıl da uzun süre lider götürerek şampiyonluk havasına giren ama ligi 4. bitiren Sivasspor yöneticileri; “bir Anadolu takımının şampiyon olabileceğini gösterdik” demişlerdi. Umarım bu sezon son anda kaçan şampiyonluktan sonra “ Bir Anadolu takımının hayatta şampiyon olamayacağını gördük” demezler. Ama şampiyonluk kolay değil. Küme hattında son haftalarda fokur fokur kaynayan kazan, son hafta da yürekleri buğuladı. Düşen kadar düşme korkusu yaşayanların da canı yandı. Gençlerbirliği gibi köklü çınarın düşer gibi olduğunu görmek, aşağılarda nasıl bir mücadele olduğunu gözler önüne serdi. Konyaspor’u düşüren ise rakibi değil, Ankaragücü’nü yenen Antalyaspor oldu. Ünal Karaman’ın ateşten gömlek giyip, “Kahramanlığa” soyunması; takdire şayandı, ama kümede bırakmaya yetmedi. En kısa zamanda aramıza dönmeniz dileğiyle.. Trabzonspor taraftarı ise bütün taraftarlara ders verir gibi; mağlup olmasına rağmen önce Fenerbahçe’yi sonra da Trabzonsporlu futbolcuları alkışlamasını bildi. Gittiği her deplasmanda camları kırılan Fenerbahçe kafilesi ise Trabzon’dan alkışlarla uğurlandı. Bizim alkışlarımız da Trabzonsporlulara.. Kimilerinin kalitesiz bulduğu, bana kalırsa son yılların en güzel liginin yaşandığı 2008/2009 sezonunu kapattık. Bütün Beşiktaşlıları tebrik ediyorum. Ülkemizi Avrupa Kupalarında temsil edecek olan Sivasspor, Trabzonspor, Fenerbahçe ve Galatasaray’a başarılar diliyorum. |
| Tarihçe |
| Müze |
| Stadyum |
| Tezahüratlar |
| Bize Ulaşın |
| Link Bankası |
Bize Her Yer Trabzon kitabını derleyen Harun Çelik, ikinci kitabıyla kütüphanemizdeki yerini alıyor. Kuzeyli Yazalar kitabı adından çok söz ettirecek. Tüm seçkin kitapevleri ve TSClublarda..
Özel Röportaj: Trabzonspor Müzesi
Unitrabzonspor.com olarak Trabzonspor Müzesi sorumlusu Alaatdin Ölmez’i makamında ziyaret ettik. Birbirinden önemli açıklamaların yer aldığı bu söyleşide bir o kadar da ilginç hikayeler yer alıyor. Yolunuz Trabzonspor Müzesi'ne düşerse Alaatdin Bey’in bir acı kahvesini içip keyifli muhabbetine ortak olabilirsiniz.
5te Haftayım 10da Biter
Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında yapılan ve birçok efsane futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının anlatıldığı, ''5'te Haftayım, 10'da Biter'' adlı belgesel gösterime giriyor.