| Trabzonspor |
| Perşembe, 17 Ocak 2008 | |
|
Trabzonspor'u yazmak kolaydır. İşlenmeyi bekleyen maden rezervidir Trabzonspor. Her taşın altında uzun uzadıya konuşulması gereken bir konu bulabilirsiniz. Dilediğiniz kadar uzatabilir, süsleyebilir, çözebilir ya da içinden çıkılmaz bir hale getirebilirsiniz. Hele şu günlerde konuşulması gereken, yazılabilecek o kadar çok şey var ki kamyonlara yükleyip Akyazı Projesinin dolgu sahasını böylece aradan çıkarabilirsiniz. Hele Trabzonsporumun taraftarları öyle dertli, öyle dertli ki yazmayla bitmez. Yazmak da yetmez. Bir iki üç beş altı yedi sekiz on, önüm arkam sağım solum so-run! Trabzonspor yönetiminden yazmak daha ilk yazı için hoş olmaz. Zira Nuri Albayrak denince artık benim yüzüm kızarıyor. Trabzonspor taraftarı nasıl bir günah işlemiş ki bedeli bu kadar ağır olsun bilemiyorum. Ama ne söylersek söyleyelim, onlar ar etmiyor, zararı Trabzonspor görüyor. Az kaldı diyelim, sabır çekmeye devam edelim. Eski başkanlarımız o kadar gururlu, onurlu ve haysiyetliydiler ki Trabzonspor taraftarını hiç bir zaman ikinci kez istifa diye bağırtmadılar. Taraftar şimdi kan kusuyor, ağlamaktan gözünde yaş kalmadı, sokağa çıkacak yüz kalmadı, dile gelmedik küfür kalmadı ama hala yarabbi şükür der gibi kimseyi dert etmiyorlar. İstikrar tabi ki önemlidir, ama Trabzonspor tarihinin en rezil yönetiminde niye istikrar arayalım ki? Zaten siz bir gitseniz, sizden sonra ki yönetim 150 yıl götürür bu işi merak etmeyin. Ah Atay Aktuğ' a istifa diye bağıran bu dilim kopsaydı da.. Trabzonspor tarafatarı sizden sonra hiç bir yönetimi istifaya çağırmayacaktır buna eminim. Bu açıdan bakıldığında, Trabzonspor taraftarı tüm bu kepazelikten kendine bir pay çıkarabilir. Allah bunları başımıza musibet niyetine vermişse eğer, uslandık Yarab! Yönetimi yazmayacaktım sorsanız. Gerçi bir başlarsam yazmaya kitap yazarım vallahi de bir süre sonra hıncımı klavyeden almaya başlıyorum olmuyor. Trabzonsporumuzun futbolcuları.. Onlar hakkında da yazmak istemiyorum şu aşamada. Şu kadarını söylemekle yetinelim ki şu an mevcut kadroda bu şanlı formayı taşıyabilcek 3 as 3 yedek oyuncu var. Gökdeniz, Yattara as, çok düşündüm ama üçüncüyü bulamıyorum, özür dilerim; Umut, Tolga Zengin, Adnan de yedek oyuncular. Bunun dışında alt yapıdan gelen oyuncular tabi ki sonuna kadar şans bulmalı. Serkan Balcının akıl almaz hatalarına tahammül etmektense gelecek vadeden oyunculara tahammül ederim, ki gördüğüm kadarıyla Barış Memiş, dokuz tane Serkan Balcı eder. Hele hele Serkan'ın bu takımda en çok para kazanan oyuncu olduğunu düşündükçe sinirlerim zıplamaya başlıyor benim; benim gibi iki kişi daha olduğundan kesin eminim. Serkan Balcı, Çağdaş Atan, Fatih Akyel, Ceyhun Eriş, Ersen Martin vs istanbul takımının havasını solumuş, vakti zamanında yuhaladığımız adamlar için ne ben gidip son paramla aldığım biletle girdiğim stadyumda bağırıp ona destek olabilirim, ne de o benim ve şehrim için terini son damlasına kadar dökebilir. Trabzonspor prensipleri olan bir kuluptur. Kulüpte en azından. Başımızı dik tutmamızı sağlayan bu vasıflarıydı takımın. Şampiyon oluyor diye gönül vermedik bu takıma, ya da şampiyon olsun diye. Başımızı bir gün olsun yere eğdirmediği için sevdik bu takımı. Ama soyadını şanlı bayrağımızdan alan sayın Nuri Albayrak ve mızıkacıları öyle kepaze etti bizleri ki içimiz kan ağlar oldu. Ve biz prensiplerimizden hangi oyuncular için vazgectik? İşin acı tarafı bu. Ben bu adamları hiç benimsyemedim. Attıkları gollerden Fatih'in attıkları kadar haz almadım. Benim gibi düşünen iki kişi daha olduğundan kesin eminim.. Burada başarısızlık birine mal edilmiyor. Kurban aranmıyor. Fatura kesilmiyor. Yönetim sucsuz olsa, kimse yönetimi suçlamaz. Buyrun bakın, Ersun Hoca kacıncı mağlubiyetini aldı, ama kimse onu suçlamıyor. Herkes onun yapacak birşeyi olmadığının farkında. İyi niyetli, art niyetli hemen belli olur. Sizin gideceğiniz gün, Trabzonsporun Kurtuluş Bayramı ilan edilecektir. Şu an da hepimiz bir kurtuluş mücadelesi veriyoruz. Büyük Önder'in dediği gibi, gaflet ve hıyanet içinde olanlar iktidar olmuş ve vazife bize düşüyor. Şunu kafanıza sokun ki, muhtaç olduğumuz kudretin nerede olduğunu biliyoruz ve siz günü geldiğinde yaptıklarınızın bedelini ödeyeceksiniz. Trabzonspor öyle kutsaldır ki, bilmediğiniz anlayamadığınız belli, sizi oraya layık gören bizler utanmalıyız. Sizin rüyanızda bile göremeyeceğiniz bir makamı altın tepsi içinde sunduk, sizse sadece kendi çıkarlarınızı düşündüzünüz. Fatih Akyel alındığında inanılmaz tepki koyduk, kararlıydınız aldınız. Bildiğiniz bir şey var sandık. Fatih Tekke'yi satmaya kalktığınızda tepki koyduk, sattınız, bir bildiğiniz var sandık. O kadar çok hata yaptınız ki, işin kötü tarafı aynı hatayı defalarca yaptınız, Trabzonspor taraftarını canından bezdirdiniz. Sadece kendi çıkarlarınız için varsınız. Fatih Tekke yi bugün kü halinizle satmaya kalksanız varya, sizi o kulüp binasının bacasına oturturduk. Ama sattığınız da bir bildiğiniz var sandık. Şimdi anladık ki sizin bir bok bildiğiniz de yok. Siz arabanızın benzinini dahi Trabzonspor kulübüne fatura edecek kadar onursuz ve çıkarcısınız. Tarih sizi affetmeyecek ve şunu unutmayın ki Trabzon halkının önümüzdeki yıllarda yaşayacağı sosyolojik travmaların yegane sebebi sizsiniz. Beceremeyene sözümüz yok, ama yaptığınız milyonlarca Trabzonspor taraftarının haysiyetiyle, şerefiyle oynamaktır. Bunun bedeli pahalıya mal olacaktır. Ben daha önceleri sinirden ağladığımı hatırlamıyorum. 20 yaşımda sinir hastası oldum. Ve benim gibi milyonlar var. Sizin keyfiniz için. Çoluğunuzdan çocuğunuzdan çıksın inşallah, bu beddua size yeter.. Ersun Yanal ın radikal kararlarının arkasında duralım. Yönetim maddiyatı düşünüp destek olsa da bu karara, önemli değil. Getirdiklerini de alıp gitsinler. Trabzonspor futbol takımı bu kadar yüreksiz ruhsuz futbolcuyu bir arada hiç görmedi. Barış Memiş ve onun gibi 4-5 tane daha var. Bu genclere şans verirsek bundan daha kötü olmaz durum. Benim gibi düşününen en az iki kişi olduğundan eminim. Trabzonsporluluk hakkında güzel şeyler yazıp bugünkü depresif moddan cıkmanıza yardımcı olmayı planlıyordum aslında ama nasıl kin ve nefret doldurmuşlarsa ciğerimize, ufak bir "hapşuruk" ta ne var ne yok dışarı atıyor insan.. Ha karabiber reyonunda çalışsa Trabzonspor taraftarı, hapşura hapşura bitiremez sıkıntısını.. Gece yatmadan önce bordo-mavi dualar edin.. Allah büyüktür. 10 şubat sabahında güneş doğacak. Sevgiyle kalın.. |
| Tarihçe |
| Müze |
| Stadyum |
| Tezahüratlar |
| Bize Ulaşın |
| Link Bankası |
Özel Röportaj: Trabzonspor Müzesi
Unitrabzonspor.com olarak Trabzonspor Müzesi sorumlusu Alaatdin Ölmez’i makamında ziyaret ettik vebirbirinden önemli açıklamaların yer aldığı bu söyleşi de bir o kadar da ilginç hikayeler yer alıyor. Yolunuz Trabzonspor Müzesine düşerse Alaatdin Bey’in bir acı kahvesini içip keyifli muhabbetine ortak olabilirsiniz.
5te Haftayım 10da Biter
Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında yapılan ve birçok efsane futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının anlatıldığı, ''5'te Haftayım, 10'da Biter'' adlı belgesel gösterime giriyor.
Ciu-Ts Fanatik Gazetesinde!
Ergun ATA Köşesinde grubumuzdan bahsetti. Ayrıntı bilgi için haberin devamını okuyunuz..