Yolun sonu görünüyor..
Cuma, 02 Ekim 2009
Kan kaybı devam ediyor. Kızılay da çare olmadı.

        .

Sosyal sorumluluk bağlamında; Trabzonspor yönetimini TÜRK KIZILAY’ına bu desteğinden dolayı tebrik ederim. Dilerim şampiyonluklarla, kupalarla Türk Kızılay’ının reklamını en iyi şekilde yapar.

         Futbola dönelim; muhtemelen şampiyonluk hedefinden hala milim sapma yoktur.  Ama şu bir gerçek ki; Trabzonlu futbolu biliyor; masallara kanmıyor. Bu sezon şampiyonluk treni çoktan kaçtı, umutların tükendi de; yeşermesini bekliyor Trabzonspor. 

        Bu işin Hugo ile olmayacağı Diyarbakırspor maçı ile belli olmuştu; Tolouse maçlarıyla tescillenmişti. Defalarca azalan kredisi, bir galibiyetle tükenmekten son anda kurtulmuştu. Gaziantepspor bu maçı kazansaydı eğer, bu maç çok büyük ihtimalle Broos’un son maçı olacaktı. “Bu maçta Hugo’nun yapabileceği ne var, yüz tane gol kaçırdı takım, şanssızdı, olmayınca olmuyor” diyenleriniz vardır.  Bunun adı şanssızlık değil; özgüven eksikliğidir.  İkinci yarının başında oyuna aldığın oyuncuyu 20 dakika sonra oyundan alırsan sadece o oyuncuyu kaybetmekle kalmaz; bütün futbolcuların özgüven eksikliği yaşamasına sebep olursunuz. 2 hafta önce Tayfun ve Serkan ilk 11’de başladı, ve takım kazandı, sonraki hafta ikisi de 11’de yok ve puan kaybı; bu hafta ise ikisi de sahada. Ersun Yanal’ı kadroyu hiç değiştirmediği, yedekleri kullanamadığı için eleştiren bizlerin başına gelebilecek en kötü şey bu olabilirdi.

          Alanzinho bu takımda mutlak suretle olması gereken bir oyuncu. O kadar önemli ki taktiğini bu oyuncunun üzerine kurman gerekir. Hele hele Yattara sakat iken, Alanzinho’dan faydalanamamak, onu küstürmek, kendi ipini çekmek demekti. Alex’siz Fenerbahçe, Keita’sız Galatasaray, Messi’siz Barcelona, salçasız yemek, kambersiz  düğün.. Madem futbol bir oyun, müsaade edin de keyif alalım. Alanzinho ve Yattara gibi oyunculardan mümkün mertebe faydalanmak gerekir.

          Bu maç için konuşacak olursak; ilk yarı kazanmak adına yapılan pek fazla bir şey yoktu. Ne direkten dönen toplar, ne karambole  pozisyonlar Trabzonsporluları tatmin etmemeli. Amaçsız, karaktersiz bir oyun vardı. İkinci yarı ise oyunu rakip sahaya yıkan bir Trabzonspor izledik. Gol atmak istediği zaman, atan bir takım görüntüsü veriyor Trabzonspor. Sorun ise futbolcuların isteksiz görünmesiydi. İkinci yarı gol arzulayan bir  Trabzonspor  vardı sahada. Ama basiretsizlik mi, şanssızlık mı, panik mi, heyecan mı, baskı mı her neyse o, bırakmadı ki bir tane gol atsın Trabzonspor!

           Bu akşam Trabzonsporlu taraftarların Fatih Tekke sloganları hem yersiz, hem de zamansızdı. Takımın en baskılı oynadığı dakikalarda, 6 dakika uzatma gelmişken, ve çok büyük ihtimalle gol gelecekken, geliyorum diyorken... Ama 6 dakika erkenden gelen tepkiler Trabzonspor’un bu baskısını kırdı. Dost musun düşman mı belli değil.. Futbolcular bu akşam tepkiyi hak etmediler. Maç bitene kadar destek vermeyen taraftar; gerçek taraftar olamaz. Trabzonspor’a taraftar en son ne zaman maç kazandırdı hatırlayan var mı?  Oysa diğerleri taraftarın desteğiyle geriye düştükleri bir çok maçı çevirmesini biliyorlar. Burda taraftar kendisini bir sorgulamalı. 90 dakika bitmeden tepki gelmemeli.

           Fatih Tekke diye bağıranlar; keşke biraz da Gökhan Ünal diye bağırsa. O zaman bu maç 4 de olurdu, 5 de.. Hani Tekke kulübede olsa tamam. Aslolan Trabzonspor ise, en kıymetli olan Trabzonspor formasını giyendir

           Hugo için yol göründü. Ama ayrılık ne zamandır bilinmez. Galatasaray mağlubiyetine gelecek tepkileri “derby” bahanesiyle sindirebilirler.  Ama acı son kaçınılmaz. Dipsiz kuyuya iniyor Trabzonspor; zararın neresinden dönersen kardır. İstikrar diyenlere sonuna kadar katılıyorum; ama istikrar neden kötüde olsun? İyi bir teknik direktör bulabilirse Trabzonspor; istikrar sağlanacaktır, müsterih olun.  

           Trabzonspor’un hocası; Trabzonspor’u ve Trabzon şehrini çok iyi bilen biri olmalı; bunu her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Trabzonspor’un her maçı kazanmak için oynadığını bilmeli.

           Hugo ile Trabzonspor zirveye oynayamaz. Hugo’nun hatalarından ders çıkarmasını, deneyim kazanmasını, takımı ve şehri daha iyi tanımasını bekleyecek kadar vakti varsa Trabzonspor’un, hazır bu seneden de geçmişken; Hugo’ya tahammül edilebilir. Nasılsa Trabzonsporlular sabır taşı..

           Gökhan, Alanzinho, Yattara, Engin ve Colman 5’lisi süper ligin her hangi bir  takımında olsaydı ; şu an Fenerbahçe ile aynı puanı olurdu. Bu karaktersiz futbol için yapılmadı trilyonlarca borç .

           Ahmet Ağaoğlu ne de güzel söyledi; Ferrari dolmuş şöförüne teslim edilmez..

Trabzonsporlular sitem etmesin; Trabzonsporlu olmak kolay değildir. Yürek ister
 

Kulübe Destek


Yazarlarımız